Kivuz

Kişisel Verilerin İhlali Nedeni ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ ne Başvuru


Anayasa Mahkemesi’ ne yapılan bireysel başvuru neticesinde de olumlu herhangi bir sonuç alınmaması halinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ ne başvuru yolu açılmış bulunmaktadır. Anayasa ve AİHS kapsamında korunan bütün vatandaşlar, hak ve özgürlüklerin bir veya birkaçının ihlal edilmiş olduğu iddiası ile Anayasa Mahkemesi’ ne başvuruda bulunabilirler. Söz konusu başvuruda bulunabilmenin ön şartı ise kanun yollarının tüketilmiş olmasıdır. Anayasa Mahkemesine yapılmış olan bireysel başvuru artık iç hukuk yolunda son başvuru olmuş olduğundan dolayı yapılan bireysel başvurunun iç hukuk içinde yapılabilecek son başvuru yolu olduğu açıktır[1]. Anayasa Mahkemesi’ne yapmış olduğu başvuru neticesinde reddedilenler tarafından, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek olarak da yine Türkiye’ nin taraf olmuş olduğu protkolller dahilinde koruma altına alınmış olan haklarının Devlet tarafından ihlal edilmiş olduğu iddiası ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuruda bulunabilirler.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin Bireysel Başvurular başlığını taşıyan 34. Maddesi kapsamında “Bu Sözleşme veya protokollerinde tanınan haklarının Yüksek Sözleşmeci Taraflar’dan biri tarafından ihlal edilmesinden dolayı mağdur olduğunu öne süren her gerçek kişi, hükümet dışı kuruluş veya kişi grupları Mahkeme’ye başvurabilir. Yüksek Sözleşmeci Taraflar bu hakkın etkin bir şekilde kullanılmasını hiçbir surette engel olmamayı taahhüt ederler” [2]demektedir.
Kişisel Verilerin Korunması Hukuku kapsamı içerisinde değerlendirmiş olduğumuzda ise durumu Anayasa Mahkemesi’ne usulüne uygun başvuruda bulunmuş olan ilgili kişiler ve veri sorumluları tarafından yapmış oldukları başvuruları reddedilmiş olduğu takdirde usulüne uygun bir biçimde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuruda bulunabilirler.

Söz konusu başvuru çerçevesinde öne sürülmesi gereken iddia Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ nin 8. Madde ile güvence altına alınmış olan özel hayatın gizliliği hakkının ihalali yönünden olacaktır. Söz konusu 8. Madde kapsamına baktığımızda ise “(1) Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.

(2)Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.”

Yine Kurul tarafından hakkında idari para cezası verilmiş olan veri sorumlusu açısından da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuruda öne sürülecek olan iddia ise Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ nin Ek-1 No.lu Protokolünün 1. Maddesi ile güvence altına alınmış olan mülkiyet hakkının ihlali çerçevesinde olacaktır.

Söz konusu madde hükmüne de bakacak olursak eğer; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.

Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez”[3] demektedir.

[1] CEYLAN, FAİK SERHAT. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne Bireysel Başvuru ve İç Hukuk Yollarının Tüketilmesi. Diss. 2020.
[2]https://www.echr.coe.int/documents/convention_tur.pdf
[3] https://www.echr.coe.int/documents/convention_tur.pdf
Etiketler
Tarih: 23-11-2022
#kvkk
#bireyselbasvuru
#avrupainsanhaklarımahkemesi
#avrupainsanhaklarisozlesmesi
#kisiselveri