Kivuz

Kişisel Verilerin İhlali Nedeni ile Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru-I


Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru imkanı Anayasamıza 2010 senesinde yapılan değişiklik ile birlikte getirilmiştir. Bireysel başvuruda temel amaç Anayasa çerçevesinde güvence altına alınmış olan temel hak ve özgürlükleri ihlal edilmiş olan kimseler tarafından, ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal yolların tamamına başvuruda bulunulmuş, tüketilmiş ve çözümsüz kalmış olması durumunda bu hak ihlalinin Anayasa Mahkemesi’nce tespit edilerek giderilmesi söz konusudur. Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkında 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunda düzenlenmiştir.

Kişisel verilerin korunmasını talep etme hakkı Anayasa’ nın 20. Maddesi ile güvence altına alınmış temel bir haktır. Anayasanın 20. Maddesinin 3. Fıkrasında açıkça belirtmiş olduğu üzere “Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir[1] demektedir. Kişisel verileri hukuka aykırı olarak işlenmiş olan ilgili kişi bu nedenle, söz konusu hakkın tesisi için hem idari hem de yargısal başvuruları tüketmesi halinde ve söz konusu başvuruları neticesinde lehe herhangi bir sonuç almaması durumunda Anayasa Mahkemesi’ne usulüne uygun olarak başvuruda bulunabilme hakkına sahip olacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken husus ise şu yöndedir; yapılacak olan başvuruda öne sürülecek olan temel iddia Anayasa’ nın 20. Maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ nin ( AİHM) 8 .maddesinde güvence altına alınmış olan özel hayatın gizliliği hakkının ihlali olacaktır[2].

Yine ayrıca belirtmek gerekmektedir ki, mevzuata aykırı bir biçimde veri işleme gerçekleştirmemiş olması halinde Kurul tarafından hakkında idari para cezası tesis edilmiş olan veri sorumlusu, sulh ceza hakimliğine yapacağı başvuru neticesinde hakkında lehe bir sonuç almaması halinde usulüne uygun olarak Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunma hakkı vardır. Bu durumda ise başvuruda öne sürülmesi gereken temel iddia ise Anayasa’ nın 35. maddesi ve AİHS’ nin Ek-1 No.lu Protokolünün 1. Maddesinde güvence altına alınmış olan mülkiyet hakkının ihlalidir[3].

Anayasanın 35. Maddesine baktığımızda “(1)Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. (2) Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. (3)Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz” demektedir. Yine AİHS Ek-1 No.lu Protokolünün 1. Maddesi’nde güvence altına alınmış olan mülkiyet hakkı yönünde yer alan metne baktığımızda ise “(1)Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.

(2)Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.” demekte[4] ve mülkiyet hakkı başlığı altında ve uluslararası sözleşmesel boyutunda da sözleşmeye taraf olan ülkeler açısından da koruma sağlamaktadır.

[1] https://www.sinerjimevzuat.com.tr/
[2] Kişisel Verilerin Korunması Hukuku, Prof. Dr. Dr. H.c. mult. Bahri Öztürk, Syf 144
[3] Kişisel Verilerin Korunması Hukuku, Prof. Dr. Dr. H.c. mult. Bahri Öztürk, Syf 145
[4] https://www.echr.coe.int/
Etiketler
Tarih: 09-11-2022
#kvkk
#bireyselbasvuru
#anayasamahkemesi
#basvuruhakki