Kivuz

Kişisel Verilerin İdare Hukukundaki Yeri Ve Önemi

İdare tarafından uygulanan idari yaptırımlar; yasalar tarafından açıkça yetki vermesini gerektiren hallerde,herhangi bir yargının kararı olmaksızın, idare tarafından doğrudan bir işlem ve yine idare hukukuna özgü metodlarla tesis etmiş olduğu kararlardır. Yaptırım, idarenin bir organı yahut mercii tarafından alınıp uygulanacağından ortada herhangi bir yargı kararının bulunmasına gerek yoktur. İdare tarafından uygulanan idari yaptırımların en belirgin özelliği ise yine idare tarafından alınmış olmaları ve idare hukuku usulleri kapsamında karar verilip uygulanmış olmalarıdır[1].

Bu kapsamda değerlendirdiğimizde ise Kişisel Verileri Koruma Kanununun 10. Maddesinde bulunan “Aydınlatma Yükümlülüğü”, yine 12. maddesinde yer alan “Veri Güvenliğine Dair Yükümlülükler” ile 15. Maddesi “Kurul tarafından verilen kararları yerine getirmeyenler” ve 16. maddesinde düzenlenmiş olan “Veri Sorumluları Siciline kayıt ve bildirim yükümlülüğüne aykırı davrananlar” hakkında, Kişisel Verileri Koruma Kanununun 18/1. maddesinde idari para cezası yaptırımı getirilmiştir. Kişisel Verileri Koruma Kanununun 18. Maddesi bakımından Kurul tarafından veri sorumlusu olan gerçek kişileri ve özel hukuk tüzel kişileri hakkında vereceği idari para cezasına ilişkin işlemi Kurulun birel[2] idari işlemi olarak değerlendirmek gerekmektedir. Söz konusu bu cezalar ise Kabahatler Kanununda düzenlenmiş olup alt ve üst sınırı belli olan idari para cezalarıdır. Şöyle ki ; 5326 sayılı Kanunun 17. Maddesinin 2. Fıkrasında “İdari para cezası, kanunda alt ve üst sınırı gösterilmek suretiyle de belirlenebilir. Bu durumda, idari para cezasının miktarı belirlenirken işlenen kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru ve ekonomik durumu birlikte göz önünde bulundurulur”demektedir. Kişisel Verileri Koruma Kanununun 22/ğ maddesinde de “Bu Kanunda öngörülen idari yaptırımlara karar vermek” demekle Kurum tarafında idari yaptırım kararı verme olduğuna ilişkin açıkça kanun hükmünde de belirtmiştir.

Yine Danıştay 15. Dairesinin vermiş olduğu kararında da kişisel verilerin korunması konusunda Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun genel nitelikte bir kontrol ve denetim yetkisine sahip olduğu, diğer kurum ve kuruluşlarca hazırlanan ve kişisel verilere dair hükümler içeren mevzuat taslakları hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulu’ ndan görüş alınmasının şart olduğu hususunu kararında belirtmiştir[3].


[1] İdare Hukuku Boyutuyla Kişisel Verilerin Korunması, N.Gökhan AKMAN
[2] Birel işlemler, belirli bir kişinin yahut nesnenin hukuken mevcut durumunu etkileyen, değiştiren onları bir hukuki statüden çıkarıp başka bir hukuki statüye sokan ve her idari makam tarafındanyapılabilen işlemlerdir (Kaynakça: https://cdn.istanbul.edu.tr/)
[3] https://www.sinerjimevzuat.com.tr/kullaniciGiris.jsf?dswid=-3029#
Etiketler
Tarih: 06-07-2022
#idare
#yargıtay
#idarehukuk
#idarehukuku
#kişiselveri